pazar günleri artık eskisi gibi değil. yani sevdiğim filmlerden kate-leopold’da…
yazının devamı »sevgili devrik cümle günlüğüm, sana yazmayı seviyorum. seni okumayı sevenleri s…
yazının devamı »temmuz sıcağı ve nemi ben buradayım diyor. bunaltıyor. öyle ki hayal bile kurdu…
yazının devamı »hiç alışık olmadığım giriş katı bir evin balkonunda rastgele eski yazılarımı ok…
yazının devamı »hastaneye gitmeliyim. ama önce metroya binmeliyim. sıcaktan da uzak durmalıyım.…
yazının devamı »320- amerika’dan öte yol yok : dünya kupası bu yaz üç farklı ülkede yapılsa da…
yazının devamı »dumanı üstünde semaverin fotoğrafını göndermiş ve “gel çay içelim” diyor saat 0…
yazının devamı »her ne kadar kamuya açık alanlarda inkar etsek de ve yine içimizde kendimize it…
yazının devamı »nilüfer’in yeni şarkısı çıkmış. adı sabaha kadar. müzik tınısını, sesini severi…
yazının devamı »haziran bir istanbul metrosundayım. işten çıktım. galiba biraz da yorgunum. uzu…
yazının devamı »balkon esiyor gibi. kalkıp içeride çalışmak istemiyorum. hem yeni müzik radarın…
yazının devamı »otuz birinci mayıs günü. sabah. saat on suları. uzun tatilin son gününde istanb…
yazının devamı »hiçbir şey değil de sevgili leyla, bu duygusallık diyorum sonumuzu getirecek ol…
yazının devamı »pazar görünümlü pazartesi sabahı. ne güzel. sokakta in cin top oynuyor. her gün…
yazının devamı »yalnız ve güzel ülkemde kendimi çok yaşlanmış, çok yorulmuş ve iett otobüsünün …
yazının devamı »yalan yok. evde yapmam gereken işten kaytarmak için bir sebep, yazmak için baha…
yazının devamı »dijitalde bir kızımız meşhur olmuş. mebrure imiş mahlası. ama şarkısı yıkılıy…
yazının devamı »gebze denilen bir kocaeli ilçesindeyim. istasyon karşısındaki börekçide oturuyo…
yazının devamı »pazar sabahı, ıssız sayılabilecek sokaklarda kimselere değmeden, lüzumsuz gürül…
yazının devamı »aralıklarla, gün gün alper hasanoğlu’nun günler’ini okumaya devam ediyorum. fak…
yazının devamı »