eski yazılar yeni yazgılar - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

eski yazılar yeni yazgılar



hiç alışık olmadığım giriş katı bir evin balkonunda rastgele eski yazılarımı okuyorum. bunu tam olarak niye yaptığımı bilmiyorum. kaybettiğim bir duyguyu arıyor gibiyim.


bazen düşünüyorum. bu kadar çok yazı. bu kadar çok yıl.  bu kadar çok okuyan. bazen o kadar çok doluyor ki insan, sayfaların yetmeyeceğini düşünüyor. sonra hem bu kadar çok kişi neden bilsin ki diyorum. vazgeçiyorum. biliyorum; bildiğin tezat bu. sonra sıfatsız bir ikilem. bazen de mazisiz bir araf. hem okunmak için yazmak. hem de okuyacaklar diye yazmamak. 

ne vakit böyle çaresiz hissetsem esen ilk rüzgarın sırtına binip çocukluğuma iltica ederim. vizesiz, pasaportsuz. lakin orada tutunmak eskisi gibi kolay olmuyor artık.

çünkü ve zira; büyüdüğümüzde değil de sanki mahallenin şık abileri bir bir aramızdan eksildiğinde çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz de gerçek anlamda ve acıtarak yok oluyor. 

nereden baksan tuhaf bir his.

.

üç kardeşlerdi. üçü de çok iyi top oynardı. amatör kümeye çıkan mahalle takımının vazgeçilmezleriydi. ama ben içlerinde en küçük olanını severdim. sol ayağı çok iyiydi. mihajloviç mehmet derdim o yüzden. benden 4-5 yaş büyüktü. gülüm gülüm diye konuşurdu kendinden küçüklerle. benimle de öyle konuşurdu. belki bu yüzden yüzünden gülüşler hiç eksik olmazdı. sapsarı, 11 numaralı formasıyla sol kanattan bazen çalımlarla, bazen de önlenemez hırçın bir nehir gibi akıp giderdi. mahallenin en afili ama en beyefendi abisiydi. sıcak bir temmuz akşamı aniden ebediyete aktı. geriye gülüşü, ters çalımları ve güzel hatıraları kaldı. mekanı cennet olsun.. 

.

şimdi işte, iklimine yabancı olduğum bir semtte beğenilen şarkılar listemdeki 381 şarkı arasında kaybettiğim bir şeyi arıyor gibiyim. eski yazılarımı okuyorum. yeni yazgılarıma yol açıyorum.


farid farjad - golha