.
şimdi işte bu perşembe sabahı balkonda oturmuş sadece merbure dinliyorum. esecek bir tutam rüzgar için dua ediyorum ve beynimin oksitlerini buraya akıtıyorum. ne kolay iş!
.
oysa içimde, derinlerde bir ses “böyle olmak zorunda değil” diyor. ama işte zalımın evladı, sadece bunu söylüyor. ne yapmam gerektiğini, nasıl olacağını söylemiyor. sanki doğru soruları sormuş ve çıkış yolunu kendisinin bulmasını muhatabından bekleyen psikolog gibi.
.
üçüncü kupa çayımı az evvel bitirdim. dördüncüyü içmekle üç durak ötedeki serin avm’ye gidip insan içine karışmak arasında kararsızım. eyleme geçmek için kelimelerimin tükenmesini bekliyorum.. hayat kısa ama cümleler ne uzun ibrahim..
..
.
