gebze denilen bir kocaeli ilçesindeyim. istasyon karşısındaki börekçide oturuyo…
yazının devamı »pazar sabahı, ıssız sayılabilecek sokaklarda kimselere değmeden, lüzumsuz gürül…
yazının devamı »aralıklarla, gün gün alper hasanoğlu’nun günler’ini okumaya devam ediyorum. fak…
yazının devamı »metrocuların, ulaştırmacıların bizi adamdan saymamasına, metronun kafası…
yazının devamı »bu sabah ani bir kararla anneme gitmeye karar verdim. bunun bir mayısla, tati…
yazının devamı »yıllar geçtikçe demir perde ülkeleri gibi daha bir içe kapanıyorum. sahilde kad…
yazının devamı »bir belediye kafeteryasında üşümeyle terleme arafındayım. gölgede üşüyorum. gün…
yazının devamı »saat onu terk etmemiş, henüz on bire kavuşmamışken elimde çayımla birlikte balk…
yazının devamı »" günlük, çoğu zaman yazarın kendine dönük konuşmasıdır; mahrem, içe kapal…
yazının devamı »bir gün diyorum sevgilim bir gün, üzerimizde ve içimizde bizi engelleyen ne kad…
yazının devamı »mart ayazında adını sormayı unuttum. ben lahana gibi üst üste giyinmişken o ner…
yazının devamı »02 mart kış güneşi : aralık on yediden beri içimi titreten, beni tepeden…
yazının devamı »bir şarkı vardı hani. bir derdim var diye başlayan. yüksek sadakat diye bildiği…
yazının devamı »şubat. pazar. 06:50 de uyandım. beyin haricinde tüm organlarım uyku diye çığlı…
yazının devamı »şubat. sevgililer günüymüş. elleri çiçek dolu adamlarla, iki yanımda gün…
yazının devamı »düzensiz, kuralsız memleketlerde herkeslerin norveç'te finlandiya'da …
yazının devamı »hani böreği çok sevdiğimden değil ortam çok güzel amirim. caddenin seyrü seferi…
yazının devamı »bugün her zamankinden çok ihtiyacım vardı vapurlara. ve martılara. ve bol bol f…
yazının devamı »bize ayrılan bir yılın daha sonuna geldik sevgilim. şairin dediği gibi çünkü;…
yazının devamı »sıradan kış günlerinden biriydi. hava güneşli ama çok soğuktu. kırmızını…
yazının devamı »