dilenci - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

dilenci




her ne kadar kamuya açık alanlarda inkar etsek de ve yine içimizde kendimize itiraf edemesek de ruhumuz diyorum ibrahim; kıyasıya arabesk. bir metrobüsün içinden daha tıka basa arabesk. hiç boşuna kasmaya da kaçmaya da gerek yok. çünkü her dem acıyla, hüzünle yıkanan bu toprakların mayasında, kültüründe var arabesk. yoksa 4,5 yıldır memleketimizde yaşayan elin italyanının  “yüzyılın çöküşünü” nasiple kaderle kısmetle izah etme çabasını nereye koyacağız.
.
anyway…
..
temmuzdan fragmanlar sunan bir haziran sabahında yine balkondayım. gölgede ve güneşte futbol dilenen eduardo galeano’dan daha dilenciyim. balkonda esecek bir tutam rüzgar için duacıyım. sinyor montella’dan daha türk’üm. doğruyum. ama biraz tembelim. spotify’ın yeni müzik radarında gözüme ilk takılan şarkıyı açıyorum. rock sosuna batırılmış arabeski seviyorum ne yalan söyleyeyim. balkan şarkılarının ezgisi, hüznü nasıl ruhumu sağaltıyorsa bu şarkılar da geçmişe yahut hiç gelmeyecek olanlara duyduğum özlemin çiçeklerini suluyor sanki. ilkokul dördün kışından orta ik yazına, oradan babamla ilk kez haydarpaşa’dan eminönü’ye geçtiğimiz güne hatta  ilkokul aşkımın kırmızı tokasına kadar götürüyor ve daha nice hatıralarımın saçını okşuyor bu şarkılar. 

son tahlilde bana iyi geleni biraz el, biraz müzik yordamıyla arıyorum. elbet ve çokça hayaller de kuruyorum. lakin candan’ın şarkısını hiç aklımdan çıkarmadan. çünkü “kul kurar, kader gülermiş” ibrahim. kader gülermiş.
bize de bir gün inşallah..
.