hem ne diyordu adamım mayki(mike):
“bazen, küçük olduğun zamanları hatırlarsın ya. eskiden düşünürdün yani. belki hayatta seni çok mutlu edecek bir şeyler yaparsın diye. ama sonra öğreniyorsun ki; mutlu olmak diye bir şey yokmuş.”
yalan yok bazılarımız mutsuzluktan besleniyor. çünkü görmemiş, bilmiyor, tanımıyor mutluluk ne demek. nasıl bir şey? yeniyor mu içiliyor mu yoksa üzerimize giydiğimiz bir şey mi? öyle yani.
çünkü kimse saçını okşamamış, elini tutmamış. dondurma ısmarlamamış. uçurtma uçurtmamış. annesinin verdiği salçalı ekmeği kemirmemiş. seyyar satıcının peşinden koşturmamış. ayakkabıları delinene kadar sokakta top oynamamış. diş macununa benzeyen tüpteki çikolatayı yüzüne gözüne bulaştıra bulaştıra yememiş. henüz ilkokul ikide hoşlandığı kız üç sıra arkadan ona gülümsedi diye uykuları kaçmamış. son parasıyla aldığı simiti kendisiyle paylaşan arkadaşı olmamış. öyle yani.
mutluluk dışarıdan baktığında çok kolay gibi. hepi topu üç hece. sekiz harf. ama işte olmayınca da olmuyor amirim.
hem saçlarım diyorum çok uzadı. acaba yazıcıoğlu iş merkezinden aldığım makineyle kendim mi kesse? param cebimde kalır. belki mutlu olurum!
.
