9.5.20

karşılaşma


mayıs 2022. kadıköy.
kethüda çarşı camii’nin önünde karşılaştık. serasker caddesi’den yol boyu yürüyüp sakızgülü sokağı’dan bahariye’ye çıktık hiç konuşmadan. oradan yine sessizce moda’ya doğru yürüdük. bir ara durup kaldırımda oturan, kocaman siyah beyaz benekleri olan yavru bir kediyi sevdin şefkatle. ben senin kediyi sevmeni sevdim içimden. moda ilkokulu’nu geçip tramvay yoluna girdiğimizde nasıl olduysa bir ara önümde, tek başına kaldın o uzun yolda. şaire nispet yaptım hemen oracıkta. çünkü ben seni uzun bir yolda yürürken ilk kez görüyordum.* arabaların arasından, cafe nero’nun önünden biraz daha yürüdükten sonra hem adalar’ı hem sarayburnu’nu gören bir banka oturduk. bir müddet öylece, uzunca bir süre sustuk. ne dillerimiz, ne ellerimiz, ne de gözlerimiz konuştu. sanırım ikimiz de içimizden konuştuk. denize baktık. gökyüzünde yalnız gezen kuşları kıskandık. güneşi ve bu masmavi gökyüzünü bize bağışladığı için allah’a şükrettik. hep içimizden. bunca vakitten sonra benim anlatacak hem pek çok şeyim vardı. hem hiç bir şeyim yoktu. hangisinden ve nasıl başlayacağımı bilemedim. sustum. aynı şeyleri senin de düşündüğünü düşündüm. fakat yanılmışım. “neden?” dedin.
neden?
bir şey diyemedim.
gözlerimi açtığımda çoktan gitmiştin. ya da ve zaten hiç gelmemiştin..
.
* edip cansever - yaş değiştirme törenine yetişen öyle bir şiir
.