20 Mayıs 2018 Pazar

uçurtmayı vurmasınlar



bu fotoğrafı dün akşam üstü çektim. balkonu yıkadıktan hemen sonra. birhan keskin’den bir dörtlük okumadan az önce. bu fotoğrafı diyorum; yeni keşfettiğim fransız dilber pomme’yi dinlerken çektim. dün akşam. uçurtma maviliklere yükselirken ben çocukluğuma indim. ama çıkamadım. doğrusu çıkmak istemedim. belki şarkının etkisi. belki yaşananların. bilemiyorum.
hayır ne münasebet! nerede o eski günler. çocukken her şey ne güzeldi edebiyatı yapmayacağım. ama işte nerden baksan güzeldi. yalan yok şimdi. hem çok güzeldi..
.
dün akşamüstü diyorum; bir saat on iki dakika bu uçurtmayı seyrettim. izlerken de bir sürü şey düştü aklıma. sen de düştün elbet. sonra babam düştü. çocukluğum zaten. 
anlayacağın kaybedenler kulübü gibiydik dün akşam. ben, siyah uçurtma ve zaman. 
.
bu fotoğrafı diyorum çekerken sen de olsaydın yanımda. babam maltepe sigarasından bir nefes çekip gülümseseydi aşağıdan. ve zaman olduğu yerde kalsaydı. hiç geçmeseydi..
.

19 Mayıs 2018 Cumartesi

devrik cümle günlükleri - 4

..
tramvay yoluna girdim. bahariye’nin bittiği moda’nın başladığı yerde. kadıköy’e inen ve denizi gören o darboğazdayım şimdi. ve bir sanat eserine bakar gibiyim. doğrusu; bir süre sonra geçeceğini bildiğim kelebek ömürlü bir huzurun içindeyim. ayıptır söylemesi belki ama tadını çıkarıyorum. öyle ki kanatlanıp o dar sokaktan önce marmara’nın sonra da gökyüzünün yatılası maviliğine açılmak istiyorum. lakin çok sürmüyor. hain bir tramvay klaksonu hayallerimi sırtından bıçaklıyor. kenara çekiliyorum mecbur. ama bu iş burada bitmedi diye de söyleniyorum kırmızı tramvayın ardından.
bu iş burada bitmedi!

..

23. mektup

bir antenin tepesine tünemiş kuşlar gibi aşkımız.
kararsız. ürkek. kırgın ve yorgun.
.











pomme - j'suis pas dupe