18.10.20

yağmur



uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yaptım bu sabah. joy fm’i açıp kitap okudum saatlerce. ve radyoda çıkan -daha önce pek duymadığım- şarkıları shazam aracılığıyla tespit edip yüzde yetmişini kaydettim. giriş bölümü çok hoşuma giden ama sonrasını sevmediğim bazı şarkıları ise sildim. bir ara bastıran yağmuru izledim cam kenarında uzun uzun. sanki kaybettiğim bir şeyi arar gibi. sokakları minik bir nehre çeviren yağmur suyunun rögar kapaklarından içeri girme yarışını bir çocuk merakı ve heyecanıyla takip ettim. hiç yapmadığım başka bir şey daha yaptım bu pazar. büyük bir coşkuyla yağan yağmuru, videoya aldım. belki sana yollarım diye. ama sonra saçma buldum bu düşüncemi. göndermedim. silmedim de. yağmur da durdu zaten. yapacak daha iyi bir işim yokmuş gibi gittim kitaplığı düzelttim. oysa daha geçen pazar düzenlemiştim. bu kez yerli ve yabancı yazarları ayrı ayrı dizdim. okumak için sırada bekleyenleri ise başka bir bölüme aldım. sonra bir iki fotoğraf ve bir kaç klasik arabayla süsledim kitaplık raflarını. hoşuma gitti. ne var ki, haftaya yine değiştireceğim bu düzeni. adım gibi biliyorum. şimdilik güzel ama. böyle kalsın istiyorum. belki kısa bir yürüyüşe çıkarım bu yazının sonunda. belki de çıkmam. sabahkine benzer yeni bir okuma ayini gerçekleştiririm. bak işte! yağmur yeniden başladı...
.