67-zonguldak - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

67-zonguldak

 


her gün yazmanın defosu da bu işte ibrahim. ister istemez tıkanıyorsun. yine de seksen birden altmış sekizinci maddeye yokuş aşağı vitesi boşa atmış taksim-sarıyer dolmuşu gibi geldik. yalan yok şimdi. ilk kez bugün tıkandım. gerçi onda da ilk göz ağrım, ahir ömrümde hiç görmediğim (ama az önce saydım tam on yedi yazımda adından bahsettiğim) kara elmas şehri zonguldak yetişti imdadıma.
neden zonguldak?
çünkü il trafik kodu 67. bugünkü yazı başlığım 67 olunca serbest çağrışımda rakipsiz, şeksiz, şüphesiz ve şaibesiz ilk aklıma gelen oldu zonguldak. çünkü çocukluğumuzda televizyon kanalı tekti (ee yaşlandık ibrahim bakma buralarda 25lik delikanlı gibi sektiğimize) benzin kuyruğu da vardı, sağ sol çekişmesi de rahmetli ecevit demirel atışmaları da ama mutluyduk lan ibrahim. valla bak. o zaman da petrol pahalıydı, ekmek karnedeydi ve aslanın ağzındaydı. şimdi çakalların.. neyse.. ağzımızı bozmayalım. zonguldak diyorduk. ilk yok tövbe orta bir türkiye atlasının arkasında gördüm ilkin. 01 adana'dan başlayıp 67 zonguldak'a uzanan illerin plaka kodları vardı. neyime gerekti, hangi maddi veya manevi açlığıma doyurdu bilmiyorum ama tuttum ezberledim bu kodları. birden altmış yediye, altmış yediden adana'ya sorsan hala da bilirim. hem kodlarıyla hem isimleriyle. üstelik karışık. bu zonguldak işte ayazda kalmış kedi yavrusu gibi en sondaydı. sessizdi. kimsesizdi. tek başınaydı. oradan bir sempati oluştu bende. tıpkı 1990 dünya kupasında arjantin'in, ingiltere'nin karşısında hor görülen kamerun'a duyulan ünsiyet gibi. yahut eski türk filmlerinde hep kaybeden sadri alışık'a duyulan muhabbet gibi. gitmeden görmeden sevdim ben zonguldak'ı. belki hiç gitmeden de bitecek şu sayılı ömrüm. ama hep sevdim seveceğim. bizimkisi de böyle bir hikaye ibrahim.  seviyorum seni zonguldak..

.

hatıran yeter - gülden karaböcek