bir asghar farhadi güzellemesi. usul usul, ılık ılık insanın içine işliyor. yine duru bir hikaye anlatıyor bize asghar abi. dünya diyor çok güzel bir yer değil ama çok da kötü değil diyor. topluluklardaki kötüye, kötülüğe karşılık en az bir de iyi insan var diyor. dünya diyor dönüyorsa hala belki de bu iyi insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor. misal, ıslahevindeki o kel gardiyanın nemrutluğuna karşılık sakallı gardiyanın hassas ve güzel kalbini gösteriyor bize. sonra a’la kardeşimizin idam mahkumu arkadaşı akbar nezdinde dostluğa, arkadaşlığa dört değil sekiz kolla sarılışını gösteriyor. firuze’nin kadraja girmesinden itibaren sevgiyi, emeği gösteriyor. elbette aşkı ve dikenli yollarını da gösteriyor. ölen kızın babasının cisminde de inadı ve kendi kendine yenilmeyi gösteriyor. hakeza sakallı gardiyanın sözlerinde; dünya dilemmasını, davulun sesinin uzaktan hoş gelişini, bekara karı boşamasının kolay olduğunu gösteriyor. ve tüm bunlar olup biterken sanki sinema filminde değil de mahallemizde, hemen yan sokağımızda cereyan ediyor gibi izliyoruz. hatta yaşıyoruz. ve final. farhadi, çoğu zaman yaptığı gibi biz izleyene bırakıyor yine filmin sonunu. isteyen mutlu son yazsın diyor isteyen mutsuz.
.
