hanım kişiler diyorum ibrahim; ateş olmayan yerden duman çıkarıp detayın detayından ve dahi 2 üssü 12.kuvvetinden elde ettikleri argümanlarla hayatın her anında yalnızca anlık ve günlük düşünüp orkun kökçü misali basit ve sade oynayan er kişileri nasıl darlıyorlarsa, er kişiler de hasta olduklarında küçük kıyamet kopmuş yahut ikinci cihan harbinde bir uzvu kopmuş gibi mızmızlanıp dünyanın merkezi olma istekleriyle ana-bacı-yâr fark etmeksizin etrafındaki hanım kişileri öyle darlıyordur zannımca.
evet, bu uzun girizgâhın sebebi; üç gündür yatak döşek evden çıkmadan yatıyor oluşum ibrahim. insanın kendine nazarı mı değermiş? değermiş paşam değermiş.
geçen yılki beş günlük domuz gribi işe yaradı, aşı işlevi gördü. bu sene hiç hastalanmadım olm ben diye böbürlenip zürefa düşkünü gibi maskesiz ve şapkasız kalabalıklarda dolanırken kıştan önceki bu son çıkışta hastalığa yakalandım. fena yakalandım.
geçen yılki beş günlük domuz gribi işe yaradı, aşı işlevi gördü. bu sene hiç hastalanmadım olm ben diye böbürlenip zürefa düşkünü gibi maskesiz ve şapkasız kalabalıklarda dolanırken kıştan önceki bu son çıkışta hastalığa yakalandım. fena yakalandım.
üstelik işlerim ve işverenlerim beni zerre düşünmezken ben salak gibi işleri düşünüyorum yattığım yerden. uyanık olduğum vakitlerde, maillere ve telefonlara yetişmeye çalışıyorum. doktora da gitmedim. hem gitmeye mecalim yoktu. hem de geçen kış 2 defa yaptığı gibi bilindik influenza tavsiye ve ilaçlarını verecekti acildeki genç doktorumuz. bu yüzden, boğaza kılavuzsuz dalıp karaya oturan panama bandıralı gemi gibi kendi imkanlarımla kurtulmaya çalışıyorum bu illetten. bol sıvı ve c vitamini alıp tavuk suyu çorbadan sonra rahmetli babamdan gördüğüm üzere vicksli sularda bol bol ter atıyorum.
ama ve yine de; boylu boyunca yatmaktan, 70ler 80ler ve 90lardan nostaljik şarkılar dinlemekten ve uyumaktan başka bir şey yapmıyorum. ne film-dizi izleyebiliyor, ne kitap okuyabiliyor ne de doğru dürüst yemek yiyebiliyorum. arada haberlere bakar gibi oluyorum trump delisinin attığı taşları çıkarmaya çalışan sözde uzmanları ellerinde bir oklavayla harita başında görünce televizyonu da kapatıyorum.
anlayacağın sevgili ibrahim; ne tadım ne de tuzum var bu nekahat döneminde. klişe olacak biliyorum ama hep sonradan geliyor aklım başıma, hep kayıp edince anlıyorum yitirdiklerimin değerini. ve bundan kelli, sultan süleyman’a bir kez daha hak verdim.
ama ve yine de; boylu boyunca yatmaktan, 70ler 80ler ve 90lardan nostaljik şarkılar dinlemekten ve uyumaktan başka bir şey yapmıyorum. ne film-dizi izleyebiliyor, ne kitap okuyabiliyor ne de doğru dürüst yemek yiyebiliyorum. arada haberlere bakar gibi oluyorum trump delisinin attığı taşları çıkarmaya çalışan sözde uzmanları ellerinde bir oklavayla harita başında görünce televizyonu da kapatıyorum.
anlayacağın sevgili ibrahim; ne tadım ne de tuzum var bu nekahat döneminde. klişe olacak biliyorum ama hep sonradan geliyor aklım başıma, hep kayıp edince anlıyorum yitirdiklerimin değerini. ve bundan kelli, sultan süleyman’a bir kez daha hak verdim.
“olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” ibrahim.
bir nefes sıhhat gibi..
bir nefes sıhhat gibi..
ezcümle; ortalıkta fena salgın var sevgili ibrahim ve canım kızanlar. o yüzden siz candan erçetin’e bakmayın ve kendinize iyi bakın. hatta çok iyi bakın.
ve sağlıcakla kalın..
.
candan erçetin-saçma
.
candan erçetin-saçma
