güneşli pazartesiler v.13 - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

güneşli pazartesiler v.13




bu pazartesi farklı bir şey yapayım dedim. bir termos dolusu çayla sahile indim! masmavi gökyüzünde serserice gezinen uçakları izledim. olta balıkçılarına baktım. sahil yürüyüş ve koşucularının motivasyonunu anlamaya çalıştım. çayımla birlikte çubuk kraker yedim. alper hasanoğlu’nun güncesinden üç beş sayfa okudum. polisiye bilhassa kuzey polisiyesini sevmesiyle yazarla aynı kutupta yer alırken etrafındaki tanıdık kalabalıktan haz etmesinden dolayı zıt kutba düştük. ha birde vanilyalı çayı övüyor hazret. vanilyalı çay mı olur a.k. çay dediğin çay gibi, karadeniz gibi kokar. bu arada sezen giriyor araya. “kim bilir önümüzde kaç kirazmevsimi var” diyor. ilk defa duydum sanki bu şarkıyı. ama emin olamadım. çok eski şarkılarından biri de olabilirdi. emin olmak için google’a bakmak yerine şarkı bittikçe yeniden açtım yeniden dinledim. tekrar ve tekrar. ve tekrar. çünkü nakaratını çok sevdim. kim bilir önümüzde kaç liraz mevsimi var. 
.