diva yorgun - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

diva yorgun




aslında balkonu yıkamaktı bugün niyetim. tembellik ettim. yıkamadım. fakat balkona ve güneşe çıkmayı ihmal etmedim. saat tam olarak 16:19. sandalyelerimi güneşin en yoğun geldiği noktada konuşlandırıp ayaklarımı güney batıya doğru uzattım. yüzümü güneşe döndüm. ama şu an güneş yüzüm haricinde bedenimin diğer tüm yüzeylerinde cirit atıyor. sanırım bir 7-8 dakikası var yüzüme dokunabilmesi için. çayın beş dakikası var gibi oldu böyle söyleyince de. ama işte hayat çok tuhaf ibrahim. bir kapta deliler gibi kaynattığın suyla bir kaşık siyah tozu karıştırıp çay diye içiyorsun. hayat diyorum yani; kimi zaman sadece ama sadece bir andan ibaret oluyor. bir an, bir ömre bedel olabiliyor. hangi anlar diye sorma şimdi. mahremiyet denen bir şey var sonuçta. lakin ben bunları yazıp düşüne dururken bir yandan melike şahin o cilalı sesiyle şarkı üstüne şarkı söylüyor kulağıma kulağıma. yazdıklarımla dinlediklerim birbirine karışıyor. elbette bir ahenk oluşturmuyorlar. ama seviyorum bu dağınıklığı. herkes kendi halinde özgürce takılıyor. güneş tepeden fakat babacan bir tavırla içimizi ısıtıyor, melike hanım ruhumuzu gıdalıyor, onların verdiği güvenle de cümlelerim gelişigüzel ve ardı ardına devriliyorlar. hayat diyorum bazen, bu nisan güneşinde aylaklık yapabilenlere güzel ibrahim..
.