fonda büyük düşünür nazan öncel'in aynı nakarat şarkısı dönerken ve gün akşama hazırlanırken loş odamda düşünüyorum ibrahim. çektiğim fotoğraflar aynı. okuduğum şiirlerim aynı. evden işe gidip geldiğim yollar aynı. can sıkıntılarım bile aynı. bitmedi. izlediğim filmler. sevdiğim diziler hep aynı türden. şarkılar keza. bu beni istikrarlı mı yapar yoksa tembel bir birey mi? doğrusu umurumda değil. hem bilirsin, bazen bazı sorular cevap almak için sorulmaz.
***
söylesene bir hayat nedir sevgili ibrahim? söyle sen buldun mu anlamını ve cevabını, bana sorarsan yorucu, haddinden fazla yorucu. düşünüyorum bazen. matilda gibi. herkese mi böyle yoksa şimdi olduğu gibi sadece hep bana mı yokuş yapıyor. bilgisayarın arka planı gibi devamlı üretiyor, beynim diyorum; devamlı hesap yapıyor, kurguluyor, soruyor, cevaplıyor, verilen cevapları beğenmiyor, yeni sorular, eski anılar tebelleş ediyor ortama. anılar, özlemler, kırgınlıklar bir akşam yemeği sofrasındaki yemekler gibi iç içe geçiyor. dinlediğim şarkılar haz vermiyor. spotify’ın insafına kalıyorum. ama moduma göre şarkı bulamıyor hayvan. telefonun hafızasındaki eski şarkıları açıyorum. bu sırada bir sebepten eski mahalleme gelmek zorunda kalıyorum. bin bir türlü duyguyla baş başa kalıyorum. olmak istediğim yerle olduğum yer arasında uçurum var demeyi çok isterdim. çünkü bu bile bir şey benim için. ama işte puslu her şey. olduğum yeri göremiyorum. olmak istediğim yeri bulamıyorum. dün sabah yediyi on üç geçe dolunayla yüzleştim. yüzleştim derken hiçbir şey konuşmadık aslında. hiçbir astrolojik destinasyon gelmedi aklıma. tek düşündüğüm şey; keşke fotoğraf makinem yanımda olsaydı oldu. çünkü gökyüzü hiç görmediğim kadar mavi ile lacivertin arası bir renkti. ay dolun vaziyette dünyaya yargı dağıtır gibi mağrur ve gösterişliydi. otobüsten inmiş uykulu uykulu şirkete yürürken oldu tüm bunlar. iş güç derken unutmuşum. şimdi bir kahveci kahvesinde yazarken aklıma geldi.. evet böyle.. istanbul, 06.12.2025
nazan öncel manuş baba- oldu bi'şeyler
