11 Nisan 2016 Pazartesi

italyanca aşk başka mıdır sahiden?

yazdım
sildim
yazdım
sildim
yazdım
sildim
yazdım
sildim
taş-kağıt-makas'ta babası için "hayatı uzun sürmüş bir sıkıntıdan ibaretti" diyordu ekmel bey. belki de dedesiydi bahsettiği. emin değilim. sıkıntı gerçekti ama. eskiden çok eğlenceli, yazmak için çok verimli bulduğum otobüs yolculuklarım artık ekmel beyin babasının (ya da dedesinin) hayatına döndü. aslında ve galiba hayatım da öyle. nedenini hem biliyor, hem bilmiyorum. tıpkı buralara sayfalarca yazma sebebim gibi. 
.
öğle paydosunu nisan güneşine meze yapmak için gittiğim rüzgarlı semt parkında otururken peş peşe iki araç geçti bugün önünden. biri yemyeşil ve boş bir cenaze aracı. öteki turuncu mu turuncu, bol sloganlı ev-mobilya tasarım aracı. biri ölüme, öteki yaşama dair. mesaj netti. 
ben yaşamı seçtim. çünkü bayım; hayat en az françoiz breut kadar güzel.. 
.
oysa dayım iki bahar önce,  bugün öldü benim. dedem, dayımdan iki bahar önce. anneannem de sanırım dokuz bahar önce. hayır,  buradan bir sonuç çıkarmayacağım. gidiş yolum doğru olsun kafi. söylemiştim matematiğim iyi olmadı hiç bir vakit. 
o mayıs dayımın cenazesine gidemedim memlekete. onu en son, üç yaz önce amca oğlunun düğününde havaya ateş ederken görmüştüm. mutluydu. yapma diyemedim. zaten beni dinlemezdi. 
.
mayıs geliyor. farkındayım. dayım gittiğinden beri her mayıs şiYir yazarım. sevgimden yazardım önceki mayıslarda. galiba bu mayıs sadece sebebini bulamadığım sıkıntımdan yazacağım. 
şimdi şiYir için delil topluyorum ordan burdan. insanların yüzünden, anlamını bilmediğim şarkıların ritminden. ama en çok daha önce hiç duymadığım kadın kokularından.
şimdi misal yanıma oturan kadının parfümü öyle güzel, öyle hafif ve öyle hülyalara daldıran bir koku ki değil italyanca her dilde aşık olurum şerefsizim. bak yemin verdim.
.
son çalan şarkı: ayla çelik-bağdat