18 Ocak 2016 Pazartesi

bu karlı havalar diyorum sevgilim, çok tehlikeli

mesaim başlayalı bir saat sekiz dakika oldu. lakin şimdiye değin hiç bir işe el atmış değilim. çünkü kar yağıyor. çünkü çocuklar dışarıda kar topu oynuyor. çünkü kıskanılası kuşlar kar taneleriyle dans ediyor. çünkü sevgilim; kar çok güzel yağıyor.
.
huysuz, aksi ve huzursuz bir adamımdır çoğu zaman. ama ve sanırım özümde hala iyi bir adamım. bunu nerden anlıyorum? ikinci kez işe başladığımda tüm idari bina personeli ağızları kulaklarında bir eda ile bizim departmanda halay pozisyonu almış mahmut tuncer'i bekleyen kalabalık gibiydi. yemin ediyorum. fakat mahmut tuncer gelmeyince cebimdeki mendili çıkarmak zorunda kaldım! 
ve az önce dilruba hanım istemediğim halde cuma akşamı yıkamak için aldığı ve her sabah su doldurduğu kazandan hallice kupama bu sefer nane-limon, ıhlamur koymuş da getirmiş. masama bırakırken "bal da ilave ettim" dedi. sabahki katıla katıla öksürüğüm kutuplardan duyulmuş olmalı. o yüzden sormadım bu inceliğin sebebi hikmetini. sadece o çıktıktan sonra bir damla göz yaşı ilave ettim bu sağlıklı karışıma. galiba yaşlanıyorum. çünkü ve zira normalde ağlamam. ağlamayı da ağlayanları da sevmem. evet insani duygudur vs vs. fakat benim default ayarlarımda gelmemiş ne yapayım? en fazla gözlerim sulanır. hayatımda bir kez ağladım. amcamın cenazesinde. onda da babam ağladı diye. koca çınarın o hali çok dokundu içime. ayarlarım bozuldu. ama ve mesela babam öldüğünde ağlamadım hiç. çünkü ölüler ağlamaz. o gün babamla birlikte ben de ölmüştüm. 
.
bu kadar beyazlığın içinde ortam niye karardı birden bilmiyorum. kar diyordum en son, çok neşeli yağıyor. öyle ki bir lamba cini gelip de "dile benden ne dilersen" diye sorsa kar mı olsam yoksa kuş mu? diye dert edinirim kendime. öyle şahane dans eden bir özgürlük bahsettiğim.
.
ama en çok bu havalarda kabarıyor aylaklık damarlarım. öyle ki kabaran damarlarımdan her türlü hamur işi yapılır. söylemiştim bir seferinde; karda çıkan o kart kurt seslerle, karda bırakılan insan yahut hayvan ve hatta araç izlerini seviyorum en çok. 
ve yine böyle havalarda, bu ayak ve yol izlerinde kaybolmak, uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyorum. 
bu havalar diyorum sevgilim, çok tehlikeli.
.