bugün her zamankinden çok ihtiyacım vardı vapurlara.
ve martılara.
ve bol bol fotoğraf çekmeye.
şimdi yazacaklarım için belki kibir diyebilirsiniz. yahut egon götünden arşa çıkmış oğlum senin de diyebilirsiniz. istediğinizi söyleyin bayım. alınırsam, gücenirsem fenerli olayım! bak büyük yemin verdim ha!
şunu diyorum özetle; bilime saygım sonsuz. psikoloji ilmine de ayrı inanırım. ama işte benim dışımda! çünkü gördüm, çok denedim geçmişte. oradan biliyorum. olmuyor, olmuyor hacı. karşımdaki kişinin okuduğum gelişim kitaplarının aynısını ya da türevlerini sıralamaya başladığı anda dahası kendimden üç beş karış yukarıda olmadığımı anladığımda benim için olay daha başlamadan bitiyor. bırak çocukluğuma inmeyi, ikinci baharında karlar yağıyor saçlarıma.
finished. game over. hasta la vista baby. yani..
o kadarını ben zaten biliyorum.
işte kendine hobi edin, yeni hedefler koy, egzersizler yap, kafana şapkadan başka bir şey takma bla bla bla. çözdüm yani ben olayı müdür!
o yüzden ne vakit ahmet kaya gibi dara düşüp tabancamı helada unutacak olsam. fotoğraf makinemi alıp uzun, ama böyle up uzun yürüyüşlere çıkıyorum. olayların ve olguların ve dahi hayat kabızlığımın içinden çıkamayınca dışarıya çıkıyorum. canım martılarla ve şu hayatta tek dostum olan vapurlara koşuyorum. dakikalarca onları izliyorum. vapurların mesela; bir hışımla ve öfkeyle bacasından savurduğu kapkara dumanları, iskeleye yanaşırken ve uzaklaşırken yaptığı tornistanları ve bu sırada sabrı tükenip de taşan denizin bembeyaz köpüklenmelerini, gemicilerin hünerli elleriyle çarçabuk halatları bağlayıp çözmelerini, martıların son bir ümitle bir lokma simit için geminin kıç tarafına kanat çırpınışlarını, güvertesinde adeta yılların yorgunluğunu taşıyan vapurların sultanahmet ve ayasofya’nın tam ortasını hedef alıp usul usul kıyıdan uzaklaşmalarını ve yine bir akşamüstü vapurundan inen insanların telaşıyla martıların ekmek arayışının iç içe geçmesini izlemeyi diyorum bayım çok seviyorum. işte bunlar beni iyileştiriyor. son tahlilde benim terapim; istanbul'un martıları ile vapurları bayım. seni bilemem tabi..
.
