fırtına - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

fırtına


pazar günlerini sevmiyoruz çünkü. hiç bir sebep yokken anlamsızca çöreklenen hüznü. durduk yere kasvetlenen havayı. sınırsız kahvaltının çatal bıçak seslerini asla onaylamıyoruz. hayat diyoruz bazen çok acımasız. ama ve lakin biraz da mutluyuz. cıvık başkan adaylarının sms tacizlerinin son bulmuş olmasına seviniyoruz. hastalıklı hoparlör seslerini özlemeyeceğimize yeminler ediyoruz. üzerimizdeki kara bulutları güneşi perdelemek için iten kuzeyli rüzgarların da etkisiyle uzaklarda bir tutam büyükada görüyoruz. bir demet de mavi var şimdi kadrajımızda. iyot kokusunu hissediyoruz. sanki ankara’dan bir sevdiceğimiz gelmiş de yarın gidecekmiş gibi. hem mutluyuz hem üzgünüz. balkona çıkıp hüzünlü bir sigara yakıyoruz. uzaklara, geri gelmeyecek olanın hüznüyle dalgın dalgın bakıyoruz. sonra bir şey oluyor. sınavda bir saat aklına gelmeyen cevabı "kalemleri bırak" dendiği an hatırlamış öğrenci gibi sıkı sıkı sarılıyoruz kaleme ve miladı takvime. 6 nisana çok az kalmıştır. hazırlıklı olmak lazımdır. o vakit işte; bir kez daha umutlanıyoruz. o gün çünkü kırlangıç fırtınası var. bu sefer diyoruz kırlangıçları yakalayacağız. bu sefer kesin..
.
fiona joyce - this eden