27 Aralık 2007

game



aylar, belki yıllar önce gördüğüm karışık rüyaları hatırlatıyor yorgun zihnim bana iki gündür. tuhaf.
şimdi mesela. yine yıllar önce iş için gittiğim şehirlerden birinde öğle yemeği yediğim esnaf lokantasını ve dar ara sokaklarını gösteriyor. dar sokakları birleştiren küçük ama kendince büyük bir meydan. ortasında çeşmeye benzer bir şey var. görüntüler flu. tıpkı bir sonbahar yaprağı gibi ordan oraya savrulan tek tük insanlar gibi. yalnız bu kadar ayrıntıyı hatırlayan zihnim şehirde kararsız şimdi. izmirle erzurum arasında gidip geliyorum. ama ankarada olabilir. emin değilim.
bütün bunların bir anlamı var mı? ya da bir anlamı olmalı mı?
yine emin değilim.
fonda müzeyyen senar. dalgalandım duruldum diyor. belki de şarkılar yüzündendir.

15 Aralık 2007

istanbul

akşamki olağanüstü trafikten sonra bilmem kaçıncı defa artık bir şeyler yapmak lazım, istanbul'dan gitmek, tayland görmek lazım dedim kendime. trafik, gürültü, patırtı, kirlilik tak etti artık tak etti canıma dedim. ama işte sadece kendime dediğimle kaldım. zira yürümüyor peynir gemisi lafla. maalesef ülkemin avrupa birliği'ne girmesi olasılığında benim gitme olasılığım da.
ama olsun üstadın dediği gibi; gitmek istemek de güzel.
evet güzel.
.
bülent ortaçgil - bu su hiç durmaz