23 Aralık 2015 Çarşamba

varoş cafe

yaklaşık on üç ay sonra aynı varoş cafedeyim. güneşin karşısına alacaklı gibi dikildim. hayat en azından bunu borçlu bana. ellerim çünkü her kış olduğu gibi bu yıl da soğuk. parmak uçlarım roma rakamlarına benzerdi eskiden. şimdi kiril alfabesi gibi.
Ж ж, Щ щ,Л л.... 

parmaklarımın değişmeyen tek yönü soğukluğu. ekim on beşten nisan beşe kadar bu hep böyle.
.
cafenin hem sahibi hem garsonu unutmamış beni. "az şekerli değil mi abi" diyor küçük esnaf yalakalığında. halbuki benden en az beş yaş büyük olduğunu ikimizde biliyoruz. zoraki gülümseyerek "evet az şekerli" diyorum. 
allah'ın bildiğini kuldan saklayacak değilim. sevmiyorum bu adamı. geçmiş gün yaptığı boşboğazlık yüzünden üç ay uğramadım dükkanına. ama ne var ki mahallenin eli-yüzü düzgün dahası öğlen güneşini en iyi alan tek cafesi burası. güneşi olmasa, üste para verse gelip oturmam. ama güneşin hatırı var işte.
.
o güneş ki bakmalara doyamıyorum. baktıkça içim ısınıyor. yüreğim genişliyor. 
şimdi işte yine o güneşin karşısında kulaklığımı yanıma almadığıma hayıflanıyorum. çünkü ve zira müziksiz yazmak ; susamsız simit yemek gibi bir şey benim için. karşımda cilveleşen güneş yazma iştahımı acayip artıyor yine de. hiç bir şey yazamazsan beni al, beni yaz diyor adeta. b. soares (pessoa) geliyor aklıma. düşünceleri. düşüncelerim. sonra tezer özlü ve cafe tristiani. sonra sonra zarifoğlu.
.
beni bu yazarlara bağlayan şeyi arıyorum kış güneşinin ortasında. dikkatim çabuk dağılıyor. yönümü değiştiriyorum hemen. yeni yılı düşünüyorum. bugüne kadar hiç bir yeni yılı böyle düşünmemiştim oysa. hatta hiç yeni yıl düşünmüşlüğüm ve kutlamışlığım yoktur benim. saçma geliyor çünkü yine bir sene sonra eskiyecek olan başka bir yılı maddeleştirip bir insan yahut ve haşa tanrı gibi istek ve dileklerde bulunmak. alt tarafı gelen yeni bir sayı. insanların yaşlanmalarını, bir ölçüde ölüme bir adım daha yaklaşmalarını doğum günü adı altında kutlamasından ne farkı var bu yeni yılların? benim için yeni yıl saatli maarifin değişmesi demek. bir de çocukluğumda kar yağarsa sevinirdim. fazladan bir kaç gün daha tatil olur diye. evet hepsi bu. hepsi..
.
kahveyi yine becerememişler. safi şeker. bir dahakine şekersiz söylemeli diyorum içimden. sonra sebepsiz gülüyorum. hesabı istiyorum. garson kahveyi sevdiğimi sanıyor uzaktan. "tazeleyim mi abi" diyor gevşek gevşek. kış güneşinin hatırına hepsi diyorum kendime. kış güneşinin hatırına.... 

hesap diye sesimi yükseltip bu sefer sevdiğim bir şarkıyı mırıldanıyorum....
.