26.11.2006

leon (1994)



-hayat hep böyle zor mudur yoksa ben çocuk olduğum için mi bana öyle geliyor?

-hep böyledir.

12.11.2006

ben öyle bir insan mıyım doktor?

insan neden kendi hikayesini beğenmez doktor? 
kaç gündür bunu düşünüyorum. neden kendi hikayesinin başrolünü kabul etmeyip başka hikayelerin figüranı olmak ister? nedir bu memnuniyetsizlik, bu sorular, tüm bu sorgulamalar, kafa karışıklıkları, niye suyun akışına bırakmaz ki kendini? 
ha evet! ben mesela görünüşte kabul ettim bunu, işe gidiyorum eve dönüyorum. alışveriş yapıyorum elimde dolu poşetlerle. bir yerden bir yere koşarcasına hızlı adımlarla gidiyorum. acele ediyorum. sıraya giriyorum. bazen hatalı sollama bile yapıyorum. küfür ediyorum, sinirleniyorum çabuk. sonra dakikalarca telefonda konuşuyorum mesela. yüksek sesle hem de umursamadan etraftakileri bazen. anlayacağın görünüşte çemberin tam içindeyim. sıradanım. ama işte kafam dışarıda. başka hikayelerde. evet şarkıdaki gibi aynı. okuduğum kitaplar mı yoksa izlediğim filmler mi beni buna zorlayan. böyle yapan.
kim bilir belki de dinlediğim şarkılardır.
niçin şaire kulak verip basit yaşamaz ki insan. neden sınırları zorlar. uç noktalarda dolaşır ya da dolaşmak ister?
hayaller, duygular bir tarafta hayatın gerçekleri öte yanda
çıldırmamak içten değil aslında ve bir bakıma.
sonra lan acaba bizi bu melankolik hallere sürükleyen bunlar mı dediğimiz filmlere, kitaplara ve hatta şarkılara sığınıyoruz yine. nasıl bir kısırdöngüdür bu?
insan olmak ne tuhaf şey doktor!
onca kelimeyi niye yazıyoruz hiç düşündün mü, nedir bu kendini anlatma çabası?
hayatın yükünü hafifletmek diyebilir miyiz sadece
ya da nedir? bilemiyorum doktor. bilemiyorum
yıllar önceki hissiyatımdayım şimdi

bir varım bir yokum
bir gidip bir geliyorum
bir konuşup bir susuyorum
bir gülüp bir ağlıyorum
belki de büyümeyen bir çocuğum hala
bana ne olduğumu sorma
çünkü ben de bilmiyorum!
belki başıboş bir salım akıntıya kapılmış giden
belki bir ağacım ormanda hain bir baltayla devrilmeyi bekleyen
evet böyleyim ben

ayten alpman-ben böyleyim

.

11.11.2006

hayâl

peter l. hirsch'nin tutkuyla yaşamak isimli kitabını okuyorum.
bir bölümünde özetle şöyle soruyor hirsch;  yapmayı en çok istediğiniz 
beş adanma konusunu yani hayalinizi sırası ile yazın.
dondum kaldım. uzun süre yazamadım bir şeyler. hayır yazacaklarımın çokluğundan
değil elle tutulur bir hayalimi bulmakta zorlandığım için tüm bu tutulma ve kasılma.
o kadar çok pesimist olmuşum ki hayatta ve nasılsa gerçekleşmez diye o kadar çok 
derinlere atmışım ki ortaya çıkarmak zaman aldı biraz.

ama  ilginç bir beşli çıktı sonuçta hayal anketimden.

ilk ikisi işletmecilikle ilgili. 

son ikisi, yazmakla, yazarlıkla ilgili.


ortadaki, aslında nefret etmediğim ama yapmak için de bayılmadığım mevcut 
mesleğimin daha üst seviyelerinde yer almakla ilgili.

güzel bir deneyimdi.