bazen oluyor böyle.
akıl hiç olmadık yer ve zamanda, tesiri büyük oyunlar oynayabiliyor insana. bazen bir ses, bazen bir koku. bazen de sadece bir kelime ateşi yakmaya yetiyor.
akıl hiç olmadık yer ve zamanda, tesiri büyük oyunlar oynayabiliyor insana. bazen bir ses, bazen bir koku. bazen de sadece bir kelime ateşi yakmaya yetiyor.
.
çok sevdiğim bir insan vardı. ki hala seviyorum. ama hala var mı bak onu bilmiyorum? bir gün bana “ ‘müzmin mutsuz’sun oğlum sen” demişti. fakat o da beni çok seviyordu. söylemesine lüzum yoktu.
biliyordum.
ama işte bazen, olmayınca olmuyordu.
.
rüzgar beraberinde karla karışık yağmuru getirdi şimdi pencereme. ben hala muhsin namjoo dinliyorum. aklımdan geçenleri sıraya koymaya çalışıyorum. kime lazımsa. galiba ve sanırım kaybettiğim bir şeyi dikkatli ayıklarsam düşüncelerim arasında bulabilirmişim hissi bu. oluyor bazen böyle. ama nasıl anlatsam?
anlatamıyorum..
.
on yedi aralık diye hatırlıyorum. ama 20 aralık da olabilir. istanbul'a o yıl yağan ilk kardı. bundan eminim ama. geçmiş gün. 2012 kışı. çemenzar'da akşam. sokak lambasının ışığında lapa lapa yağan karın romantizmine rağmen ağır bir hüzün vardı odada. en mutlu olduğu anda aniden koyu bir kasvet çöker ya insanın kalbine. öyle bir şeydi. nasıl anlatsam?
bak yine anlatamıyorum.
bak yine anlatamıyorum.
.
kaç sabahtır gördüğüm rüyaları hatırlamaya çalışıyorum. bir türlü olmuyor. oysa elimi uzatsam yakalayacakmışım gibiler pek çoğu. çünkü ve zira; hepsi özlemlerimin hipotenüsü. hatırlamasam da, görmesem de. oradalar. biliyorum. bazen ama olur öyle. tüm özlemlerinden tek bir kolaj yapar insan. ve ilk yağmurlu günde hepsini birden bağrına basar.
.
