işe gittim eve döndüm bugün ama şu bir kaç gündür belki de beş gün oldu kekremsi bir tat var hislerimde. sanki dünya dönme işine ara vermiş gibi. öyle bir yavaşlık, öyle bir vurdumduymazlık tüm işlerimde ve duygularımda. olsa da olur olmasa da olur tadında bir yaşam. bir boşvermişlik. bir müşkülpesentlik. bir amaçsızlık hali. hayat denen bu yolda şimdiye kadar bir tarafımızı yırttık da ne oldu halleri gibi. ama tam olarak öyle değil gibi de. merkür açı mı yaptı yoksa dolunay aşka mı geldi bilmiyorum ama acayip bir araftalık..
hani covide tutulanlar uzunca bir süre tat ve koku alma duyularını yitirdiler ya. sanki ben de şu beş gündür —belki daha da fazla- başka bir yaşamsal virüse temas etmişim de hayattan keyif alma duygumu yitirmiş gibiyim. dün misal en sevdiğim yerdeydim. sahildeydim. denize sıfır oturdum. son yaz rüzgarlarıyla hasbıhal ettim. adalar’ı uzaktan sevdim. ama hissiz bir robot gibiydim. bu yüzden çok kalmadım. erken döndüm eve. akşam beşiktaşımın avrupa kupalarından elenmesine bile ağız tadıyla üzülemedim. dedim ya; renksiz, kokusuz, tuhaf bir boşluk. bir fetret anındayım sanki. sadece işe gittim eve döndüm bugün.