21 Aralık 2012 Cuma

metro güzeli

mavi bir jeans. bordo-kahverengi karışımı bir çift spor ayakkabı. yeni değil çok eski de değiller. hardal rengi çantasına uydurduğu kahverengi deri montu yahut tam tersi monta uydurulan bir çantaya eşlik eden boğazlı, kırmızı bir yün kazak. tam önümde dikiliyordu. inmek üzereydim. bir iki istasyon kalmıştı. italo calvino'nun bir kış gecesi kitabıyla mücadele ediyordum. galiba önyargılı davranarak tamamını okumadığım bu kitap için biraz haksızlık, biraz da ayıp etmişim. çünkü 'sarp yamaçtan sarkarken'  hikayesi bahseldiği üzere güzelmiş. beğendim. işte tam hikayeyi bitirip kafamı kaldırdığımda rastladım o'na. yazmasaydım unuturdum. belki pişman bile olabilirdim. bilemiyorum. doğrusu tereddüt ettim ilkin. lakin işte şimdi yazıyorum. çünkü yazmalıydım. zira kısa saçlarla çevrili, yaşanmışlılarla dolu o hüzünlü ama duru yüzü bir daha göremeyebilirdim.
.
jehan barbur - kırık bir aşk hikayesi
.