2 Ağustos 2014 Cumartesi

kalimera and salima

nerdeyse yerel radyolar kadar yunan radyoları da çekim alanında burada. haberleri sunduğunu tahmin ettiğim kişilerin birbirlerine kalimera demesinden günaydın dediklerini çıkarıyorum.
 o vakit kalimera dünya. buongiorno insanlık.

tatilde olmanın en güzel yanı; -sonunu düşünmediğinde elbet- günlerden, ayın tarihinden bağımsız olup zaman kavramını yitirmek. en kötü yanı ise günde en az bir defa akla düşen karartıyı yani bu "rüya" nın bitecek olduğunu bilmek.
mümkün olduğunca düşünmemeye çalışıyorum oysa.
hem düşünmem gereken, almam gereken çok önemli kararlarım varken çamura saplanan araç gibi üç gündür burada patinaj yapıyorum. yanıma getirdiğim beşyüzonbeş sayfalık ayfer tunç kitabının kapağını kaldırmadım daha üstelik. ama ve lakin iyi ki şarkılar var diyorum yine, yeniden. üç günlük bilançonun sevindirici tek tarafı şarkılarla yeniden barışık olmam. özelikle jehro- salima. bence harika bir şarkı. bugünlük elbet. yarın için söz veremem bayım.

sonra yaz yağmurları var mesela ; normalde ve rutubet rekortmeni istanbulda hiç bitmesin derim. lakin tatil yerinde onbeş dakikadan fazlası yazıktır, günahtır!
yine de kimse  benim koca yürekli, ekşi suratlı dostumla aramızı bozamaz. onlarca mevsim öncesinde söylediğim gibi ; evimde hissettiğim, aidiyet duyduğum tek yer... bu uçsuz bucaksız mavi sular...

öyle ki; daha ilk günden ohh işte hayat dediğimiz bir şey gerçekten varsa "işte bu" dedim. çünkü karşında ferahlatan, suni değil gerçek tenefüs yaptıran bir deniz, seni istediğin hatta istemediğin ama sevdiğin yerlere savuran bir rüzgâr ve tabi ki müzik.  işte karmaşık günlerde tek istediğim sadece buydu. 
peki itiraf ediyorum! 
biraz da uykuydu..

ama ve şimdi lütfen kimse yine mi kasvet demesin. çok rica ederim! çünkü ve zira şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim artık; insanoğlunun yahut benim en huzurla ölebileceği yer masmavi bir denizin ortası olmalı. keşişlemeden esen rüzgarla sevişen bir vaya con dios şarkısıyla da nirvanamızı yapardık. 
..
yaşamla ölüm o kadar iç içeki bu mavi dünyada. yaşarken ölmek, ölmek üzereyken yaşamak istiyor insan! yalan yok şimdi. 
hani gün batımına yakın rüzgar biraz haşinleşince kıyıda yüzünüze vuran tuzlu su parçacıklarından bahsediyorum bayım.
bi'deneyin. bana hak vereceksiniz!
hani ölseniz de gam yemezsiniz, kalsanız da. 
o derece.