15 Haziran 2013 Cumartesi

taht mı oyunları

birbirimizi kandırmanın manası yok sevgilim. dürüst olalım, sence de bu zalim dünyada yeterince yalan, kan ve gözyaşı yok mu zaten? demem o ki; sadece ama sadece dürüst olalım, canlarımızı yemeye gerek yok. bütün bu olumsuzluklara don kişot olamayız hem. buna ne senin ne benim ne de cervantes'in gücü yeter. peşinen söyleyeyim pollyanna da olmaz bizden. en iyi ihtimal birer pinokyo oluruz bu sahte dünyada!
bu mutluluk ve dahi kibarlık oyunlarıyla. ortam siyasetçiliğiyle, yaşam taklitçiliğiyle...

gözlerimiz ölü bir balığınkinden daha soğuk ve donukken neyin kandırmacası bu allah aşkına?

pekala içimizden geleni her daim yaşamak mümkün olamayabilir lakin yazabiliriz. miş mış gibi yapabiliriz belki ve beyazla siyah arası yalanlar kuşatabilir dilimizi ama ya kalemimiz? o kirlenmemeli. bu şerefsiz oyuna alet olmamalı. siparişe göre yaşayabilir belki belli bir dönem insanoğlu ama siparişe göre yazmamalı, yazamaz. zira bu oyun bozulur er ya da geç.
bu benim fikrim tabi seni bilemem.
.