23 Şubat 2017 Perşembe

nisan balıkları

daha önce söyledim mi bilmiyorum? bu muhteşem güneş olmasa dünya yaşanılır bir yer olmazdı yemin ediyorum. hayır doğasal mutlakından bahsetmiyorum. elbette ki kastettiğim güneşin bir sihir gibi üzerimize çöken manevi gücü. cemal süreya mutlulukla kahvaltı arasında sade, anlaşılır bir bağıntı kurmuştu. oysa bana sorarsanız bayım; güneş mutluluğun bizatihi kendisi. hele ki bu yaz-bahar başlangıçlarında.
.
bundan mütevellit, öğlen işyerinde duramadım. yemeği çarçabuk yiyip sokağa attım kendimi. beni dışarı çeken güneşe rağmen hava rüzgarlı ve soğuktu. olsundu. bir bildiğim vardı. üç dakikada, keklik gibi sekerek varoş cafe'ye geldim. güneşi tam karşıdan gören, köşede her daim oturduğum masa boştu. zaten cafe de dolu sayılmazdı. yanda, minibüs durağının emekçileri. dört kişilik masaya yedi kişi oturmuşlar. hararetle bu sene kim şampiyon olacak onu tartışıyorlar. imremdim onlara. hayattaki tek dertleri buymuş gibi basit, sade bir telaşın içindeydiler. sessizce katıldım onlara. tabi ki beşiktaş şampiyon olacak dedim içimden. öte yanda mesleği konusunda muhasebeci ile satış temsilcisi arasında kararsız kaldığım genç bir kadın düşünceli düşünceli sigara içiyordu. ama öyle dertli ama öyle güzel içiyordu ki... kendi sırtımdaki onca yüke rağmen bir an için o'nun sırtındakileri hafifletmek istedim.. amma ve lakin mümkün değildi.
.
neden sonra yılışık kahveci geldi. az şekerli kahve söyledim yine. sevdiğimden değil. sırf alışkanlık olduğu için. kahvecinin peşinden, okurum diye yanımda getirdiğim tomris uyar'ın gündökümü'ne baktım şöyle bir. ama okuyamadım. beynim çünkü fazla mesai yapıyor bugünlerde. tüm algılara açık. oysa sadece güneşin tadını çıkarmak istemiştim. sırtımı cafenin camına, ruhumu güneşin sıcaklığına dayadım. lakin bir şey eksikti hala. müzik..
.
sevgili doktorumun kulaklarını çınlatıp 'sağır olma pahasına' kulaklık diyetimi bozdum. telefonun müzikçalarını açtım. yarım saatten bir şey olmazdı! hem bu güneşi şarkısız bırakmak çok ayıptır. herkes bilir bunu. sadece güneşe uygun bir şarkı bulmakta zorlandım. bir an tereddüt ettim, bocaladım. ama nisan balıkları imdadıma yetişti. 
nisan balıkları diyorum; ne güzel bir isim..
.
.