1 Mart 2016 Salı

1 mart


               
   

bir belediye bankında oturmuş düşünüyorum. geçmişimi ve dahi  geleceğimi. daha çok geçmişimi ama. özlemek bahsini bazen abarttığımı düşünüyorum. lakin çözüm bulamıyorum. çözüm bulamadığım başka şeyler de var.. ama burada mevzubahis edecek değilim. mahremiyet denen bir şey var sonuçta!
.
zaman zaman açan güneş yüzümü ve aklımı ısıtıyor. oturduğumdan beri en sevdiğim doğa olayı; bir yandan hafif esen rüzgar yüzümü okşarken taze açan güneş hem yüzümü hem ruhumu ısıtıyor. kalbim zaten müziğe emanet. mütemadiyen çünkü fede dinliyorum.
hani ve sanki 'ben ölürken sadece bu şarkı çalsın viktor' diyecek kadar güzel. öyle sevdim. ama olur mu öyle şey, günah. hem intihar da günah. gerçi sadık söylemeden de biliyorduk bunu. ama sadık kalın bir çizgi çekti mevzuya ve dahi şarkılara dair. bir şeylerimizi çalıyorlar. evet doğru. lakin eksik. şarkılar olmasaydı yaşamayazdık sadık! en azından ben. seni bilmiyorum.
.
birazdan cam fanusuma gitmek zorundayım. oysa uzmanlar mecbur kalmayın, tercih edin diyorlar. ne güzel diyorlar. ne kolay söylüyorlar. bana kalırsa bir bok bildikleri yok. kuşlardan, boş banklardan ve tren raylarından da haberleri yok. ama işte ayın biri. gidip maaşları hesaplamam lazım. çalışan 88 işçi ve benim para almamız lazım. sonuçta para için yaşıyoruz. yaşamak için parayı tercih etmeliyiz!
dışarıda güneş ve hazır kıta bekleyen ilkbahar kocaman penceremizden bize 'gel gel' yaparken şimdi biraz para kazanmam, eve ekmek ve tuz götürmem gerek o yüzden gelmemeyi tercih ediyorum demek diyorum sevgili viktor benim hiç işime gelmiyor. ama...
ama işte..