18 Nisan 2014 Cuma

bazı şeyler

 @ önceki gün güneşe güzelleme yapmama alınmış, hatta kıskanmış gibi hiddetli , gökgürültülü ve sağanak yağıyor bugün yağmur. oysa her ikisine de ayrı ayrı meftunum. bilmiyor. 
ve bilmediği bir şey daha; güneşe ebedi , yağmura edebi vurgunum.
...yağmur diyorum doktor ne güzel yağıyor...

@ bazen saga noren gibi hissediyorum.(bkz. bron-broen) 
ne bu dünyadakileri anlayabiliyorum ne de onlar beni anlıyor. 

@ saga noren demişken, bilmezdim polisiyeleri bu kadar sevdiğimi iskandinav dizilerini izlemeden önce. 
ne sinema, ne kitap. iskandinav olsun çamurdan olsun diyorum üç vakittir.
üç haftada üç sezon forbrydelsen, bir haftada iki sezon broen. şimdilik borgen'le idare ediyorum ama fellik fellik iskandinav polisiyesi arıyorum. bilesin...


@ ama en çok şu kuşları kıskanıyorum, yalan yok şimdi...

@ ve saatler çilekle bahar kokusunun birbirine karıştığı ılık bir öğleden sonrasını vuruyor şimdi.
pencerem açık. içeride yemediğim çilekler , dışarıda yaşamadığım bir bahar. 
ama işte bu koku mahvediyor, oradan oraya savuruyor beni. sanki çok büyük, fırtınalı bir aşktan sonra bir yarımadada inzivaya çekilen münzevi gibi. elbet fonda çalan şarkının da payı yadsınamaz bunda. bak işte şimdi de kıyıyı usul usul döven dalgalar, güneyli rüzgarları dansa davet ediyor. duyuyor musun?

@ büyük kentlerdeki başarısızlığını sorgulayan siyasi partiler gibiyim. hep aynı, her şey ve her günümüz aynı diyorum ama ve aslında her günümüz ayrı bir hayat doktor. mühim olan bunu nasıl yaşadığımız. malumun ben bunu beceremeyenlerdenim. bu yüzden şair misali, ölmeyi değil de yaşamayı göze alanları ayrı kıskanıyorum.
tam olarak pes etmesem de zorlandığım ve her şeye rağmen bir çıkış yolu aradığım gerçek. yoksa oturup sayfalarca bunları anlatmazdım sana. tutunmaya çalışıyorum bir şekilde. sonucum yanlış olsa da en azından gidiş yolum için geçer not alamaz mıyım sence. ha ne dersin?
.