1 Eylül 2013 Pazar

goodnight moon

eskiden düşünmeden yazardım hiç bir şeyi. ama hiç bir şeyi. oturur aklıma eseni yazardım. garip bir şekilde mutlu da olurdum. en çok da pazarları , en mutsuz olduğum pazar günleri yazardım. şimdi yine mutsuzum. ve bugün pazar. ama yazamıyorum eskisi gibi. dün , önceki gün, geçen pazar. çok istedim. yazamadım. artık hiç bir şey eskisi gibi değildi. niye bilmiyorum.
belki faydası olur diye balkona çıktım gelen geçeni izledim. radyo ekseni açtım eskisi gibi. biraz işe yaradı gibi. özellikle  shivaree-goodnight moon  derken. bir şeyler kımıldadı içimde sanki.
...
eylül geldiğinden mi yoksa senenin son iznini de tüketip yarın işe başlayacak olmamdan mı bilmem buruk bir hüzün var üzerimde. hislerim yine karışık doktor.. gitmek mi büyük cesaret yoksa kalmak mı bilemiyorum?
ama her geçen tükenmek büyük aptallık bu kesin.
hiç bir şey yapmadan böyle ağlak cümlelelere sarılmak işin en kolayı ve aslında en onur kırıcı olanı. bu belki de yazmak istemeyişimdeki aslan payı.
ve biliyor musun hala aynı şarkıyı dinliyorum. kaçıncı tekrarı bilmiyorum. sanki şarkı biterse yazma eylemim de duracak gibi. bir kez daha dinleyelim o vakit.
son bir kez daha..
...
ve unutmadan sevgilim.
ben de irlandaya gitmek istiyorum.
çok hem de.
..
foto:  nothing personal (2009) filminden...