14 Temmuz 2013 Pazar

budala

açık olan televizyonda erkek bir şarkıcı budala diye bir şarkı söylüyor. kim olsa üzerine alınırdı. her anadolu delikanlısı ben de üzerime alınıp düşündüm biraz. ama çıkamadım içinden.  kafam çok karışık çünkü.
karasızım bir de.
çok istesem de pazar günleriyle bir türlü barışamadım. her barışma çabamda yazarın o sözleri yankılandı hep içimde. zorla güzellik olmuyordu zaten. ama bir şeyler yapmak istiyor insan. doğrusu özgür olmak!
eskisi gibi film delisi de değilim. bir günde dört film izlediğim günleri biliyorum.
şimdi bir tanesini bitirebilirsem kendime ödül veriyorum.
canım istemedi. temmuz çünkü. ve pazar.

uyumak istedim. lakin gündüz düşleri göremeyenlerdenim. cahit zarifoğlu'nu aldım yanıma bir istanbul hatıratını okurken uyuyakalmışım. kapı çaldı. uyandım. kapıdan önce saate baktım. hepi topu beş dakika uyuyabilmişim.
kapıyı açtım. sucu gelmiş.
şaşkınlığıma şaşırdı. kusura bakma abi geciktim biraz dedi. 
ses etmedim. parasını verdim. 19 litre suyu ayağımla içeri aldım.