ay gidiyor - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

ay gidiyor




bazen olur öyle. başkasının çektiği acıda yoğrulmak istersin. acısının bir kısmını hatta mümkünse hepsini bir paratoner gibi üzerine çekmek, ne var ne yok sen taşımak istersin. hayatta hiç olmadığı kadar cesur ve güçlü hissedersin. ama işte devran böyle dönmez. hayatın teksir kağıdına yazılı ve yazılı olmayan kuralları bu şekilde işlemez. kucağında kocaman bir çaresizlikle kalırsın. lakin yerinde de duramazsın. evde ne kadar kimyasal varsa hepsini banyoyu temizlemek için kullanırsın. ama kifayet etmez bu eylem, mutfağa grişirsin. yeter mi, yetmez elbet. içindeki sıkıntı diner mi, dinmez. biraz hava alayım diye balkona çıkarsın. yıkama zamanı gelmiş dersin. oysa iki gün önce yıkamışsındır. ahmet kaya’ya sarılırsın. çivi çiviyi söker dersin. çayından yansıyan güneş ışığında yüzünü yıkarsın. aldığın her yudum çayda başka bir kederin tadını duyumsarsın. insanı çektiği acılar mı yoksa geçen giden zaman mı daha çok olgunlaştırır diye sorarsın kendine. cevabını bulamazsın. zaten bir cevap almak için sormamışsındır. çünkü bazı sorular cevap bulmak için sorulmaz. bazı yollar yalnız yürünmez. bazen diyorum; olur öyle..
.