26.3.20

draft-3 (senkron)


05 şubat 2020
radyoda çalan türkü bittiğinde fark ettim bu hoyrat ve yankılı çakma seslerini. kesin sekizlik çiviydi çaktıkları. onluklar çünkü daha tok ses çıkarırlardı. nerden mi biliyorum? babamdan elbet. evimizin çatısını birlikte yapmıştık 99 yazında. türkü çalarken de çakıyorlardı mutlaka ama ofiste bir anda oluşan sessizliğin içine dalınca fark edip kafamı kaldırdım sesin geldiği yöne doğru. üç blok ötede çatı yapıyorlardı. ama görüntüyle ses uyuşmuyordu bir türlü. iki adam kırmızı zeminde bir şey çekiştiriyorlardı. fakat hınçla çivi çakan bir insan yoktu ortalıkta. ama çakma sesi mütemadiyen devam ediyordu. bir senkronizasyon hatası vardı. kesin.
hani heyecanla izlediğiniz filmde oyuncuların dudak hareketleriyle çıkan sesin uyuşmaması gibi. sinir olursunuz. ve mutsuz. 
hayat da böyle değil miydi zaten? mutlu olmak için mutlaka birden fazla şartın oluşması gerekirdi. ama istenilen senkron bir türlü tutmaz. ya ses ya da görüntü önce gelir.
aşkımız da böyleydi galiba. sesi çok iyi tutturduğumuzda görüntü bozuk oluyordu. görüntü iyi olduğunda da ses kötü geliyordu. mühim bir senkron meselemiz vardı. bir de işte şartlar denen o vahim şey.
.