7.07.2018

24. mektup

yine her yer sen’le doldu. sahilde gördüğüm herkes sen oldu. bugün sen’le uyandım. rüyamda gördüm sandım. biraz kurcaladım. yok hayır! seni görmemiştim. ama sabah gözlerimi açtığımda ve yıllar sonra aklımdaydın işte. son tartışmamızı ben buradayken yapmıştık. sen’le hiç gelmedik buraya. bir ara düşündüm, nasıl olurdu diye. denizden karaya baktığımda hep seni gördüm. lakin hiç kavuşamadık. kah yönünü şaşırmış hoyrat bir dalga kah ani bastıran yaz yağmuru engel oldu vuslatımıza. ama en çok da ruhlarımızı esir almış gururumuz.



sabah beri hatıranla birlikte bir candan erçetin şarkısı yankılanıp duruyor aklımın çeperlerinde. verandada tatlı tatlı esen mevsim rüzgarı seni değil belki ama kokunu getiriyor. özlemin çığ gibi büyüyor. elimden bir şey gelmiyor. şimdi işte yine -geçmişte pek çok kez yaptığım gibi- yolumuzu çatallaştıran o ağustosu defalarca analiz ettim kafamın içinde. şöyle olsaydı, böyle yapsaydım diye. lakin nafile. kaderin önüne geçilmiyor. hem sırtımızda onca kamburla ve hiç bir vakit özgür olmamışken. dünyanın düz olduğuna inanma çabasıydı bizimkisi. ama ve seni temin ederim ki sevgilim; şu alemde en mutlu olduğum an’lar dünyanın düz olduğuna inandığımız zamanlardı.
seni temin ederim.
.
candan erçetin - bensiz