5.05.2018

22. mektup

unuttuğumu sanıyorsun. ama yanılıyorsun.

ne seni, ne de doğum gününü.

unutmadım.

yıllar önce söylediğin her şey birer birer kendini doğrularken hem.
nasıl unuturum?

unutmadım da bazı şeyleri kendime itiraf etmem uzun sürdü biraz.

bilirsin işte! 
egolar. bakış açıları. 
sonra şartlar denen o vahim şey..

oysa seni, kendinden vazgeçecek kadar seven birine kısacık hayatında kaç defa rastlar ki insan?
.
gerçi onca zaman sonra bunları yazıyorum ama buraları okuyor musun?
bilmem.
bazen kulaklarım çınlıyor. sen sanıyorum.
sen misin?
burada günler çok uzun ve de çok sıkıcı. mayıs olmasına rağmen biraz da soğuk. 
oralar nasıl?
sahi, sen nasılsın?
sonra sıhhatin, keyfin nicedir?
ben...
ben işte. bildiğin gibi. ellerim üşüyor yine. hani tanımayanlar beni özlemden değil de sırf ellerimi ısıtmak için yazıyorum sanacak. günlerdir, böyle çalakalem. 
.
şimdi istanbul’un unutulmuş bir tepesindeyim.

en sevdiğim listemden sana doğum günü şarkısı arıyorum. lakin hepsi o kadar güzel ki hangisini seçeceğime karar veremiyorum.

istanbul’un bütün çiçeklerini önüne sermek istediğim gibi dünyanın tüm güzel şarkılarını da sana hediye etmek istiyorum. ama işte yalnız birini seçmem gerekiyor.

tıpkı yıllar evvel senin onca anı, yüzlerce hissediş arasında yalnızca sanatçılar sokağındaki aheste yürüyüşümüzü seçtiğin gibi.
.
evet. şimdi ve hepsi, sadece senin için.

bugün için.

doğum günün için.
. . . 

bir şarkı.
bir fotoğraf.















.
ve bir cümle.

yeni yaşın kutlu olsun..
.
v.m.
istanbul, 05052018