28.04.2018

geçtiğimiz 6 ay

sen benim kim olduğumu biliyorsun. ne yiyip ne içtiğimi. neleri sevip neleri sevmediğimi. nerelerde gezdiğimi sonra.
ama ben hiç bir şey bilmiyorum.
haksızlık değil de nedir bu?
hem ve yine en iyi sen biliyorsun.
şu hayatta iyi bir şiir yazabilmeyi ne çok istediğimi.
lakin kötü bir şiir bile yazamıyorum ben kendim
hani şair diyor ya bir şiirinde
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu*
sahi ne çok şey oldu geçtiğimiz altı ayda
misal, her kış gibi bu kış da üşüdü ellerim
ama bu sene hepsinden çok 
ellerim sanki. 
ahmet kaya dinledikçe daha çok üşüdü bu kış
ben de ağırdan aldım 
çok ağırdan hayatı
ses etmezsem belki geçer diye
geçmedi 
hayat ne garip şey 
oysa
geçtiğimiz altı ay diyorduk 
menekşeler boy verdi
cemreler sıraya girdi
kuşlar yönünü afrika’ya çevirdi
içimin boşluklarına gökdelenler dikildi
yoruldum
çok yoruldum
geçtiğimiz 6 ay
..
çok yorgun olunca da işte uyuyamıyor insan. düşünüyor. tepedeki beyaz ışığa bakıyor. gündelik, basit meselelere kafa yoruyor. türk hava yolları ile dünya şimdi daha büyük diyen radyoyu dinliyor. geçmişi ile geleceği arasına sıkışıyor. kısa cümleler kurmak istiyor. sıradaki şarkıdan fallar tutuyor. özlemleri artıyor. sayfalar dolusu mektup yazmak istiyor. 
sonra şiir okumak. 

birhan keskin’den rastgele mesela:

bana demli bir çay, uzun efkar, geniş keder
sana smoke sana malt viskiler sana rezerv**

geçtiğimiz onca zaman diyorum ne çok şey oldu
ama ben hiç bir şey bilmiyorum..
.
.
.
* sinem sal

** birhan keskin - fakir kene