31 Temmuz 2017 Pazartesi

yol -4

eski patronum. "bi'ağlasam geçecek biliyorum" demişti. tam dokuz sene önce. ama ağlamadı. en azından bizim yanımızda. eve gidince ağladı mı? ağlayınca geçti mi? bilmiyorum. sormadım. şimdi o'nu en iyi ben anlıyorum. hatta tezer özlü'yü. hatta didem madak'ı. kimine göre uzun. kimine kısa sayılacak ömür yaşarsınız. biraz verirsiniz. biraz alırsınız. teraziye bakmak aklınızdan geçmez. fakat yorulursunuz. ve bir vakit gelir durursunuz. hareket etmenin anlamı yoktur. dünya ve şürekası ile aranıza bir perde iner. görünmez. lakin farkedersiniz. bilirsiniz. koklarsanız. her hücrenize sinen anlamsızlığı. 
.
şimdi doğuya, güneşin kalbine yol alıyoruz. annem yanımda. bir umut yolculuğu. ve pazartesi. haftanın başı. ömrün neresindeyiz, bilmiyoruz. trafiğin tek şeritten kontrollü olarak verildiği istanbul ankara karayolu. her yer araba. ne çok insan. ne çok kalabalık. neyse ki müzik var. ve sağımızda deniz. müzik içerdeki manasız suskunluğu da dolduruyor hem. bugün çünkü ikimizin de konuşası yok. ben yolu takip ediyorum. o uyur gibi yapıp acısını gizlemeye çalışıyor. pazartesi bugün. haftanın başı. umudun neresindeyiz, bilmiyoruz.
.
hani yirmibeşinci saat filminde diyordu ya edward norton ; "hayat , belki de şu römorkörü kullanmaktır. her sabah nehirde olmaktır
bir vakte kadar ben de edward abi gibi oto boka hayat olabiliritesi biçiyordum. ama artık biçmiyorum. çünkü faydası yok. bir sınırı da. her seferinde ayrı bir hayal kırıklığı. zira ne kadar sallarsan salla, dona düşüyor son damla! 
fakülte hayatının her şeyi unutturduğu ama beynime kazıyıp unutturamadığı iki şeyden biri; giren hesap borçlu, çıkan hesap alacaklı. (hoş giren hep bize oldu ya neyse..) ikincisi de, fakülte tuvaletindeki o mahur yazıydı; ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla.
o yüzden çırpınmayı bırakıp, nehrin akışına bıraktım kendimi. çünkü çırpındıkça aşağıya daha çok yaklaşıyorsun. batıyorsun. işte bu yüzdendir ki ; 'bi'siktir git edward abi' deyip masumiyet'teki haluk abi'yi (bekir) kucaklıyorum... 

ısrar etmenin faydası yok. kaderin böyle!  yol belli. eğ başını usul usul yürü şimdi."
.