23 Temmuz 2017 Pazar

yaşar

"hiç bu kadar çaresiz olmamıştı kelimeler" diyor telefonumdaki şarkıcı.
bu kaçıncı tekrarı bilmiyorum. bir yandan balkonda oturmuş öylece şehre bakıyorum. gitgide çirkinleşen şehre. ağaçsız, yeşilsiz yakında kuşsuz kalacak gri şehre. 

sonra  "hiç bu kadar kimsesiz kalmamıştı hikayeler" diyor şarkıcı.
dedim ya mütemadiyen aynı şarkı çalıyor. bir yandan da düşünüyorum.
belki ben bu kadar korkmasaydım
belki sen böyle yorgun olmasaydın
belki ben o yanlış yola en başından girmeseydim
ya da ve belki her şeye rağmen sen elini uzatıp 'doğru yolumuz bu tarafta' deseydin
belki de diyorum birazcık olsa sevseydi bizi kader!
şimdi bu haddinden fazla rutubetli istanbul pazarında olmak yerine kuzey ege'nin en sakin koyunda sıfır nem, yüksek doz oksijen altında dilek tutmak için yıldızları bekliyor olurduk.

bir buçuk saattir telefonumda aynı şarkıyı söyleyen şarkıcı diyor ki şimdi;
her sabah aynada seni görmekten yoruldum. 
gelip al gözlerini. 
geri ver eski beni.