20 Şubat 2016 Cumartesi

stoklarla sınırlı dev sezon finali

uyuyamıyorum doktor. hani şöyle bıraksalar iki yüz yıl kadar uyurum. ama ve lakin sabahın altısına aboneyim kaç gündür. uykusuzluk. dilara hanım'ın demli çayları. yorgunluk. zihnen ve belki bedenen. ve daha bir sürü şey olabilir neden. ama artık tek gerçeğim sabahın altısı biyolojik uyanma saatim doktor. martılarla birlikte elbet. sonra yedide kargalar.  ve nihayet sekizde serçeler eşlik ediyor bize. fakat uyanmak ne çare. kalkamıyorum yerimden. kafka'nın böceği görse kıskanırdı yeminlen. uyur uyanık önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa ve sonra yine sola derken plastik mi kireç mi olduğunu bir türlü çözemediğim tavana yüz vermiyorum artık. kendi soğuk, rengi sıcak duvara yaslıyorum başımı. galiba şampanya diyorlar bu renge. ya da yavruağzı. belki de kehribar sarısıdır. bilemiyorum? ama odaya inat çok sıcak işte. arada şöyle bir dalıyorum. neydi o tavşan uykusu mu? rem uykusu muydu yoksa? neydi, neydi bir arada tutan şey ikimizi? uzun sürmüyor nihayetinde. sayıların karmaşasıyla uyanıyorum. sayılar evet. 15. 9.19. 21. ya da 12. net değil. sıradan hayatım gibi flu. sayıları lotonun altılısına tamamlayamadığım için kızgınım. aynı anda belleğimde bir kızartma tadı. sabahın altısı. biber kızartması. bence de saçmalığın daniskası. hiç sevmem. ama işte ağzımda acımsı tadı. üstelik tek bir şarkı yok zihnimde. oysa her sabah mutlak bir şarkıyla uyanırdım. dün mesela ahmet kaya. önceki gün sezen. ve bir önceki gün yüksek sadakat. lakin bugün şarkı yok. yağmur var.  peki özlüyor muyum? hem'ne çok.
mutsuzum, hastayım. güldür beni doktor*
.
*can bonomo-hikayem bitmedi
.