26 Nisan 2015 Pazar

nedir, mesele nedir?

tam üç nokta iki km yürüdüm. belli bir güzergahım yoktu. ayaklarım ve dinlediğim şarkılar nereye götürdüyse oralarda yürüdüm. yürümediğim zamanlarda boş bankların, güneş gören merdivenlerin fotoğraflarını çektim. bir de güzel kadınları hafızama kaydettim. misal şimdi de önümden bir güzel geçiyor, bir yetmiş boylarında, siyah saçları omuzunda, her şeyden öte güzelliğinin farkında ama adımları çok mütevazı. belki de üzgündür. ama bu güzelliğinden ve naifliğinden bir şey eksiltmiyor. bir söz vardı hani; hayat aldığın nefeslerin toplamından değil nefesini kesen anların toplamından ibarettir. sanırım böyle bir şeydi. ama ben değiştirmek ya da ilave etmek istiyorum. gördüğün güzellikler kadardır hayat. bu güneş, bu çiçekler. bahar kokusu ve dahi gülümseyen narin insanlar. anılarım sonra. lise bir yazındaki bilhassa. hiç unutmam. beşiktaş şampiyon olmuştu. ve ben ilk kez aşık olmuştum..
.
sanatkar isimli bir kadıköy cafesinde tüm varlığını güneşe yatırmış kedi gibiyim şimdi. hatta koca cafede güneşte oturan tek canlıyım. lakin huzursuzum. oysa mutlu olmak için tüm şartlar mevcut. bahar var, güneş ve canım insanlar. ne olduğunu bilmediğim bir şeyleri özlüyorum.
bulamıyorum.
.
lemon tree - fools garden
.