2 Şubat 2015 Pazartesi

üç nokta

ne zaman ki bir kadın anlaşılması zor, karışık cümleler kurmaya başlar, o vakit anlarım ki; gidecektir...
eski bir inka atasözüdür; gidene kal denmez!... 
kal demiyorum ben de... fakat en az o'nun kadar karışık cümleler kurarak yardımcı oluyorum bu yolculuğa. hani savaşta ve barışta, hastalıkta ve sağlıkta olduğu gibi. ayrılıkta da... 
...
ama ve fakat asıl bunlar acı vermiyor da...
o'nun o olma ihtimali nasıl heyecanla karışık dayanılmaz bir mutluluk doğuruyorsa insanın içine, o olmadığını anlamak diyorum. en az mutluluk çarpanı kadar acı veriyor...
hem yenilmek değil de mühim olan pes etmemek sanırım...
...
hayata ve mutluluğa dair altın cümleleri pek mahir kurarız da mutsuzluğumuzu aynı maharetle anlatamayız. çünkü mutsuzluk anlatılamaz. sadece şarkılarda dinlenir, kadehlerde içilir ve yalnız yaşanır...
cümleleri de öyledir mutsuzluğun; esir kampından toplanmış gibi yara bere içindedir, takâtsizdir her bir kelimesi... 
ne zaman kafası ve cümleleri karışık bir adam görsem anlarım ki, yalnız ve aşıktır...
...
yağmurlar