26 Kasım 2011 Cumartesi

sevmek derken


sevmekten bıkar mı hiç insan doktor? sevdiğini söylemekten ve üstelik bunu defalarca hissetmekten? hem bu soğuk kış gününde kalbini ısıtan sıcaklıktan nasıl vazgeçer ki insan.
seviyorum dedim ben de dolmuştan inerken ve soğuk genzimi yakarken;
-seviyorum ulan istanbul
modern kitabevlerinden yükselen enstrümental müzikle, seyyar satıcı seslerinin birbirine girdiği o akordiyonik temaşayı seviyorum çünkü. ve ceylan tedirginliğinde ama telaşşsız, küçük adımlarla yürüyen narin şehir kadınlarını seviyorum. keza herhangi bir aksiyon filminde rol alıyormuşcasına yürüyen iri yapılı adamları da seviyorum. yine kazara telefonunu düşüren gence takılan kuruyemişçiyi, bir evin çatısındaki kedilere et atan başka bir esnafı ve eti havada yakalayan tekir kediyi, kediyi şaşkınlıkla ve sevinçle izleyen ablayı da seviyorum.
bu şehri seviyorum. bu şubatı ve bu kışı.
.
balık pazarını söylemiyorum artık farkındaysan. sevgimin bayrağı olan diğer yerleri; bahariye'yi, nazım hikmet'i ve moda'yı. sakızgülü'nü sonra.
fakat akşamüstü şehre bir hüzün gibi çöken alacakaranlığı ve peşi sıra sanki şehri aydınlatmak için değil de ısıtmak için birer birer yanan ışıkları sevmek diyorum doktor. nasıldır bilir misin?
.
ama ve bazen sevmek kâfi gelmiyor işte.
insanız sonuçta. hata yaparız. aklımız karışır. duygusalız da hem. o yüzden sevmek dediğin hafife alınır şey değil bizatihi yaşamak kadar zordur.
.
misal hayallerimiz vardır bir türlü gerçekleştiremediğimiz ve zorunluluklarımız bir pranga gibi.
bilirsin ayaklarımızdan çok zihnimize vurulmuş prangalar. sonra ödenmesi gereken faturalar, sunulması gereken raporlar, işe gidip eve dönmek gibi bir takım sıradanlıklar vardır hayatımızda.
hakeza okumamız gereken kitaplarımız, izlememiz gereken filmlerimiz ve dinlememiz lazım gelen şarkılarımız vardır sırada bekleyen.
lakin hayat beklemez geçer gider.
.
ve tabi ki gönül yaralarımız vardır. yıllar geçse de bir türlü dinmeyen.
beklediklerimiz vardır hiç gelmeyeceğini bile bile. bekleyenlerimiz vardır sonra gitmeyeceğimizi bildikleri halde.
.
işte ben, o çok sevdiğim şehirden kaçarcasına çıkıp gittim bugün. ardıma bile bakmadan. düşünmeden. üşenmeden. sıradan ve suçlu bir aptal gibi. koşar adım uzaklaştım sevdiğim şehirden.
.
sevmek diyorum doktor göründüğü gibi kolay bir mesele değildir.
söylemesi kolay, yapması zordur.
.
erkin koray - sevince