6 Ağustos 2014 Çarşamba

iteration

sıkıldıkça dirseğimde kabuk bağlamış yarayı didikliyorum yine. bazen de yoldan geçen plaj insanlarını izliyorum. fakat düşünemiyorum. teoman'ın havaalanında kaybolan bavulu gibiyim bugünlerde. ve paramparça! sanki zaman , her şey durmuş da bir ben kalmışım gibi dünyada. ya da tam tersi bilemiyorum. ama işte nasıl anlatsam, tuhaf bir durgunluk hali. bensiz geçip giden hayatımın tek izleyicisiyim. lakin hissetmiyor, duymuyorum. avucumun içinden kayıp giden hayatımı tutamıyorum. tek tutunabildiğim hâlâ ve ısrarla şarkılar. göksel dinlemiyorum artık. model dinliyorum çünkü. en çok da antidepresan gülümsemesini. fakat sevdiğim başka şeyler de var. misal hâlâ kelimesindeki a harflerine şapka giydirmeyi, dahi anlamına gelen de ve da bağlaçlarını ayrı yazmayı. 
ıspanaklı böreği de çok seviyorum ama uyuyabilmek istiyorum yine de gündüzleri. çünkü çok kıskanıyorum gündüz düşleri görebilenleri. 
en son gündüz uyuduğumda liseyi yeni bitirmiştim. temmuzdu ve uyandığımda babam ölmüştü..

gündüz uyuyabilenleri ve her şeye rağmen geniş durabilen insanları diyorum, onca hüznüne rağmen mizah duygusunu hiç kaybetmeyenleri daha çok seviyorum. uzun mektuplar yazmak ve almak istiyorum mesela. ama henüz ne yazacağımı bilemediğim uzak yakınlarım var. bilemediklerim var sonra. mesela bir gün olsun gazetelerin bulmaca eklerindeki fotoğraftaki sanatçıyı bilmek istiyorum. 
ve yine bir gün hiç habersiz , hatta benim bile haberim yokken sevdiğim bir filmin  yahut hüzünlü bir şarkının içinde yitip gitmeyi umuyorum. 
öyle..
.