27 Temmuz 2014 Pazar

Gidelim

kim istemez ki böyle bir hayatı. ya da en çok ben isterim sevgilim.
öyle bir hayat, öyle bir yolculuk ki mesela; bu sene bizi oldukça nemlendiren temmuz sıcağının aksine dışarıda dondurucu bir soğuğun olduğu ama güneşin de hiç eksik olmadığı bitmeyen bir seyahat halinden bahsediyorum. elbetteki üstümüzde masmavi bir gökyüzü. ve bazen bembeyaz bulutlar. cam kenarında mesela başını hafif eğdiğinde yeşil toparlak ağaçlar da yukarıda, rengarenk çiçekler sonra uçsuz bucaksız ovalarda. düşün, öyle bir renk cümbüşü. birbirinden özgür kuşlar sonra. biz elbet yemekli vagondayız. ki içerisi tam kıvamında sıcak. evindeymişsin gibi hani.
 söylemiştim;  üstelik tam cam kenarı. karşında ve yanında yüzlerce sessiz hikaye de cabası. kulağında muhteşem bir fransızca şarkı. bazı hareketli , bazı hüzünbaz. ama ve son derece romantik.
işbu ahval ve şeraitte yıllar boyu bıkıp usanmadan gidip gelebilirim.
sen varsan elbet yanımda. ama yüzyıllarca.

son tahlilde demem o ki sevgilim;
film gibi bir hayatımız olsun
çay, bi de sigaramız
atalım çantamızı sırtımıza
sirkeciden kalkan ve tüm avrupayı dolaşacak ilk trene binelim
ve gidelim
vallahi gidelim..
.