31 Ekim 2012 Çarşamba

tereyaglı

millet üşenmiyor çocuk yapıyor bir de tatlısını getiriyor. geleneksek olarak gözünaydın diyoruz ve ayıp olmasın diye atıyoruz bir tane ağzımıza ama laf aramızda tereyağlıyı hiç sevmem. lakin yutuyoruz zoraki.
işe de zoraki geliyoruz zaten. ve eve zoraki gidiyoruz.
ama şairin aksine pahalı yaşıyoruz. ucuz yaşlanıyoruz. 
büyükşehirlerde evet.
 amma ve lakin kaçış hayalleri sinsi birer plan olarak kalıyor zihnimizin en ücra köşelerinde. hiç olmazsa kalamıştaki huzuru arıyoruz son tahlilde. fakat onun da son kullanma tarihi geçmiş diyor ajanslar.
mecbur şarkılara yöneliyoruz bu sefer.
şarkılar.
ah bu şarkıların gözü kör olsun!
.