5 Haziran 2013 Çarşamba

fal

sabahları cok cok erken bes gibi mesela ve beynimde dolanıp duran şarkılarla uyanıyorum.
hiç söylemediğim, dilime dolamadığım sarkilar ustelik. ve şu papatya falları dinmek bilmeyen son sabahlarda. rüyalarım karmakarışık ve çok. sabaha karsi gördüğüm rüyanın son karesi ile beynime dolanan şarkının kafiyesini hatırlıyorum bir tek.
rinnaa rinnaaa nay....
ve bu öğle üzeri sonunda kalemimdeki baklayı çıkartıp genel müdüre sundum istifamı. ssk hastanesindeki gibi bir ay sonraya gün verdiler. bir ay sonra çıkabilirmişim işten. ama çıkmayabilirim de. dedim ya kafam karışık. karıştırdılar. her şey karışık. kalbim zaten karışık.
bazen taşıyamıyorum hiç bir yükü. ağır geliyor yaşamak. hem düşününce günler kısa ve hayat yeterince uzun geliyor bazen.
yine de ve ama sanma ki sevgilim; vaziyet hep böyle koyu laci siyaha yakın.
güzel ve umutlu şeyler de var. misal hâlâ her yeni yazıyla birlikte yeni bir header fotosu koymayı seviyorum bloga ve dara düşünce çalakalem yazmayı. hakeza bomboş oto yolda otomatiğe ve müziğe bağlanıp sağı solu izlemeyi çok seviyorum.
sabah uyandığımda kafamdan geçenler tam olarak bunlar değildi aslında.
ama olsun sapını da sayarsam seviyor çıkıyor!