26 Nisan 2013 Cuma

tu scis quoniam falsum

herkes beni cok okuyor saniyor. hayir dostlarim bilakis az okuyorum. sandiginizdan da az, cok az. bu kadar iyi hatirlayip da buralara serpistirmis oldugum üç-dört kitap isminin aklimda kalmasi bu az'liktan olmali. cunku cok dinleyip cok cok izledigim şarki ve filmleri animsayamiyor olmam da bu nedenledir belki.
ah iste sevgili dostlarim aralarindaki korelasyonu bilemiyorum. çünkü ben hic matematik bilmiyorum. zira turkcem kit benim. tum ilk orta ve son matematikci örtmenlerim anlatirken bön bön baktim suratlarina. tabi biraz da tugceye baktim.
pekala daha cok tugceye baktim.  o da kaan'a. kaan ezgi'ye , ezgi mehmet'e, mehmet meltem'e, meltem murat'a, murat nurten'e bakti yillar boyu. ama ve boylelikle hic kimse ortak bolenlerin en buyugunde bulusamadi. haliyle kucugunde de kesisemedik. cok bilinmeyenli denklemin en kucuk parcaciklari olduk lakin artema baslikli iki muslugun bir havuzu ahmetin babasinin hangi yasgununde dolduracagini ogrenemedik bir turlu. Ve fakat latinceye ozel ilgi, alakam ve hasbihalim vardi. zira tugce papanin ikinci nesil torunuydu. cunku amor est vitae essentia.
anlamini bilmedigim cok hos cumleler kuruyordu sinirlenince tugce. ve sinirlenince cok guzel oluyordu. keske diyorum latince olsaydi tüm dersler her sey daha guzel olabilir , ozon tabakasinin deligine bile care bulabilirdik. oysa simdi kendi kicimiza kifayetsiziz.
son tahlilde dostlarım temel misali beni coktan tanidilar. siz kacin.
kaçın siz.
.