3 Ekim 2012 Çarşamba

gri

oldum olasi sevmemisimdir kamu binalarini. soguk, duygusuz ve insani bogan bir hava hissetmisimdir iclerinde her zaman. nefes almakta zorlanirim bu gri duvarlar arasinda. sevmedigim isimin, sevmedigim bir zorunlulugu nedeniyle buradayim şimdi. uzlasma icin mudur beyi bekliyorum. benden once isini iyi yapmayanlarin pisligini temizlemek ve üstelik buna ragmen patron milletinin kabizligini çekmek deli ediyor beni. anlayacağın bi suru olaylar olaylar yeni isimde doktor. ama ve lakin mudur bey hala yok ortalarda. ben her zamanki gibi kirkbes dakika onceden randevu yerinde hazir kitayim. ceviz agaci ciddiyetinde bekliyorum. ama bunaliyorum. hiç bir şey kesmiyor sıkıntımı. canim muzik dahi istemiyor. ortalikta kafasi kesilmis tavuk gibi dolasan insanlari izliyorum yalnizca. ve aksamdan zihnime ve dilime takilan bir nazan oncel tekerlemesini geciriyorum icimden. ve ayni aksam biseyler duydum ajanslarda, siktimin delisi kuyuya bir tas atiyor onlarca deli de cikarmaya calisiyor aklinca sentez yapiyorlar, ef onaltilar, toplar, havanlar, yuvarlak masa etrafinda angajman kurallari ve dis politika, ic siyaset, uluslarlararasi iliskiler topunuzun a.k., amk. sinirlendim yine fistikli kurabiyem. ah martin edeni mi alaydım yanima iyi olacakti. ugrasmayacaktim bunlarla. hiç yoktan arabanin farlarini acik mi biraktim diye kuruntu da yapmazdim. son tahlilde seher yelim, ilgit ilgit esenim, vakit bir turlu gecmek bilmezken okudugun işbu satirlari yazmaya karar veriyorum bu renksiz binada. sonrasını biliyorsun zaten.
.
manga - cevapsız sorular
.