23 Temmuz 2011 Cumartesi

bazen

bazen, başında bazen ve sonunda sevgilim olan cümlelerle yazmaya başlamayı çok seviyorum sevgilim. hani çok önemli bir şey söyleyecekmiş gibi cümlenin ve yazının devamında. belki biraz hüzünlü, sonra bir miktar duygulu, elbetteki önemli ve de ciddi. netice itibari ile pek bir afili yazı çıkacakmış gibi sonunda sanki. ama yok öyle bir şey tabi. bile bile lades bir nevi. tamamen kandırmaca. evet itiraf ediyorum önce seni sonra kendimi kandırıyorum belki bu şekilde.
lakin açık konuşmak gerekirse neyin önemli olduğuna dair hiç bir fikrim yok. ama düşüncelerim çok bu konuda. yıllardır düşünüyorum mesela önemli olan nedir diye. sanırım bunu bulduğumda buralarda olmayacağım. fakat görünen o ki bir süre daha buralardayım. ve sol çapramızdaki iki apartman arası boşluğundan caddeyi izlemeye devam edeceğim sevgilim.
bunu yapmayı seviyorum. görsen sen de seversin. en azından görmek istersin diye düşündüm ne bileyim. mesela masmavi minibüsler, sarışın taksiler, bazen de güzel ve renkli insanlar geçiyor belli bir ahenk içinde. ya da bana öyle geliyor bilemiyorum. ama ben en çok açık olan penceremden yüzüme yüzüme vuran rüzgarı seviyorum. sonra bana seni çağrıştırmasını bu yaz yelinin. ve dolayısı ile yalnızca sana okuyacağım öykülerin uçuşmasını seviyorum aklımda. radyomdan yükselen içli şarkının tınısını daha sonra. yağsız penceremin gıcırtısını. bahçedeki kuş seslerini. inanır mısın yaşamayı bile seviyorum böyle zamanlarda.
bazen de diyorum ki sevgilim...