25 Haziran 2009 Perşembe

idare

-peki mutlu musun? dedi
-hönk dedim kaldım. beklemediğim bir soruydu. ya da beklediğim en son soru. tutuldum kaldım. mutlu değildim. mutsuz da değildim. iki hâlin arasında olmaktım. sonuna kadar kurulup halının üzerine bırakılmış bir oyuncak gibi yahut özenle yapıldıktan sonra suyun akışına bırakılan kağıttan gemi timsaliydim. ama işte bunu nasıl anlatabilirdim o'na. anlatamadım tabi. her başı sıkışan gibi "idare"ye sarıldım ben de. idare ediyorum dedim.
-idare ediyorum.